Skip Navigation LinksEMIMSC-20161117-181

DAUTOK 2016

                                                                      

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi öğrencileri ve Öğrenci Bilimsel Araştırma Kulübü tarafından Kıbrıs'ın ilk Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi olan "Doğu Akdeniz Uluslararası Tıp Öğrencileri Kongresi" 19 – 21 Mayıs 2016 tarihleri arasında Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı'nda gerçekleştirildi.  Açılış konuşmalarının ardından kongre ana konuşmacısı Halk Sağlığı, Pediatri ve Aile Hekimliği Profesörü Dr. Stephen H. Gehlbach tarafından "Kanıta Dayalı Tıp" konusunda sunum gerçekleştirildi. Kongrenin ikinci günü Türkiye'nin sevilen ve değerli Profesörlerinden biri olan Nesrin Çobanoğlu öğrencilere "Global Biyoetik" hakkında bilgiler vererek sunumunu gerçekleştirdi. Kongrenin üçüncü gününde ise yurtdışında eğitim görmüş ülkemizin genç doktorlarından Dr. Ülvan Özad, "Nano-teşhis" konusundaki konuşmasını gerçekleştirdi.

Kongrede öğrenciler tarafından 11 poster sunumu ve 25 sözlü sunum gerçekleştirildi. Öğrencilerin araştırma sonuçları konuk öğrenciler, kongreye katılan öğretmenler ve konuk konuşmacılar ile tartışılıp araştırma ile ilgili önerilerde bulunuldu.

Kongrenin atölye çalışmarı, eğitici ve sosyal atölye çalışmaları olmak üzere iki gruba ayrıldı. Eğitim atölyeleri, erkek ve kadın hastalar için sonda takımı, dikiş, kalp seslerinin oskültasyonu, nefes seslerinin oskültasyonu ve tendon refleksleri muayenesi olmak üzere beş farklı atölye çalışmasını içerdi. Ayrıca 3 gün boyunca öğrencilerin keyifli zaman geçirebilmesi için sosyal aktiviteler yapıldı. Bu aktiviteler, tüm misafirlerin katıldığı ve çok büyük zevk aldıkları Hint dansı, el boyası ve kozadan buzluk süsü yapımı gibi aktivitelerdi. Sosyal programın diğer bir kısmı da şehir turları, plaj etkinliği ve DAÜ bahar festivaline gelen ünlü şarkıcıların konserini içerdi.

Kongre, kapanış konuşmalarının ardından Gala yemeği, ödül töreni ve katılımcılara sertifikalarının verilmesiyle birlikte son buldu.


Posterimiz

Posterimizdeki Heykel Asklepios 

Rivayete göre, Asklepios, tanrı Apollon ve fani bir kadın olan Teselya prensesi Koronis'ten doğma bir yarıtanrıdır. Koronis, Asklepios'a hamileyken başka bir faniye, Iskhys'e aşık olur ve onunla evlenir.Bunu öğrenince öfkeden deliye dönen Apollon, kız kardeşi Artemis'i Koronis ve kocasını öldürmesi için gönderir ve tanrıça ikisini de diri diri yakar. Alevler Koronis'i saracağı sırada, Apollo doğmamış çocuğunu öldürmeye dayanamaz ve alevlere atılıp insanlık tarihinin ilk sezaryenini gerçekleştirerek, kadının karnını yarar ve çocuğu Asklepios'u annesinin karnından, mutlak ölümden kurtarır. Bu olaydan sonra Apollon yetim kalmış çocuğunu, yetiştirmesi için yarı at yarı insan olan, doğanın sırlarına ermiş ve tıp alanındaki maharetleriyle ün salmış Kheiron'a verir.Asklepios zamanla tıp ve cerrahi alanında ustalaşır, hekimlik sanatını emsalsiz noktalara taşır. Tanrıça Athena, Asklepios'a hediye olarak küçük bir şişe içerisinde Medusa'nın kanından verir. Medusa'nın sol tarafından akan kanın bir insanı öldüreceği, sağ tarafından akan kanın ise bir ölüyü dirilteceğine inanılır. Böylece bu kadar değerli bir hediye, Asklepios'un elinde eşi görülmemiş bir şifa kaynağına dönüşmüş olur. Asklepios kent kent dolaşıp insanların acılarını dindirir, onlara şifa dağıtır. Asklepios'un ölüleri diriltmesi baştanrı Zeus'u öfkelendirir.Hiç kimse ölmezse insanların tanrılarla boy ölçüşeceğini, bu yeteneğin insanlar ve tanrılar arasındaki ebedi sınır için bir tehdit olduğunu düşünür ve Asklepios'un üstüne bir yıldırım salarak onu yok eder. Hikayenin bazı versiyonlarına göre adil bir tanrı olan Zeus, Asklepios'un insanlığa sunmuş olduğu büyük hizmetine kayıtsız kalamaz ve onu  gökyüzünde sonsuza dek yaşaması için bir takımyıldıza dönüştürür. Ölüm söylentilerine rağmen Asklepios yaşayan bir tanrı olmuştur. Antik Yunanistan'ın en kutsal bölgelerine kurulan şifa tapınakları, diğer adıyla Asklepionlar Asklepios'a adanmıştır. Bazı söylentilere göre ise, tıpın babası sayılan Hipokrat da  tıp alanındaki çalışmalarına Kos Adası'nda bulunan bir Asklepion'da başlamıştır.

Asklepios'un Asası

Antik zamanlarda Asklepios genellike yılan tarafından sarmalanmış bir asayı tutan orta yaşlı bir adam olarak tasvir edilmiştir. Buradaki yılan, antik zamanda iyileştirmesi en güç illet olan yılan ısırığını temsil etmektedir. Asklepios'un engin şifa yeteneği yılan ısırığını bile iyileştirmeye yetmektedir. Yılanlı asa, günümüzde de tüm dünya hekimlerinin sembolü olarak kabul edilmektedir.